I  II  III  IV  V  VI  VII  VIII  IX  X  XI  XII  1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  51  52  53  54  55  56  57  58  59  60  61  62  63  64  65  66  67  68  69  70  71  72  73  74  75  76  77  78  79  80  81  82  83  84  85  86  87  88  89  90  91  92  93  94  95  96  97  98  99  100  101  102  103  104  105  106  107  108  109  110  111  112  113  114  115  116  117  118  119  120  121  122  123  124  125  126  127  128  129  130  131  132  133  134  135  136  137  138  139  140  141  142  143  144  145  146  147  148  149  150  151  152  153  154  155  156  157  158  159  160  161  162  163  164  165  166  167  168  169  170  171  172  173  174  175  176  177  178  179  180  181  182  183  184  185  186  187  188  189  190  191  192  193  194  195  196  197  198  199  200  201  202  203  204  205  206  207  208  209  210  211  212  213  214  215  216  217  218  219  220  221  222  223  224  225  226  227  228  229  230  231  232  233  234  235  236  237  238  239  240  241  242  243  244  245  246  247  248  249  250  251  252  253  254  255  256  257  258  259  260  261  262  263  264  265  266  267  268  269  270  271  272  273  274  275  276  277  278  279  280  281  282  283  284  285  286  287  288  289  290  291  292  293  294  295  296  297  298  299 



  Daha önce belirtildiği gibi Karadeniz'de ticaretin güvenlik altına alınması, Osmanlı deniz siyaseti için çok önemli idi. O devirlerde dünya deniz ticareti Cenevizli ve Venedikli denizcilerin elinde bulunuyordu. Karadeniz'de de ticareti onlar ellerinde tutuyordu. Korsanlık olayları yüzünden de güvenli bir deniz ticareti yapılamıyordu. Eğer Trabzon Devleti ortadan kaldırılırsa kosanlar sığınacak bir liman, Venedik ve Cenevizli denizciler de Karadeniz'de kendilerine arka çıkan bir devlet bulamayacaklardı.
Devletinin tehlikede olduğunu sezen Trabzon İmparatoru İonnes, yukarıda söylediğimiz gibi bir takım ittifak arayışlarına girişti. Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan'la hısımlık kurdu. Kızı Katerina'i Uzun Hasan'la evlendirdi. (1458) Trabzon'un son hükümdarı Davit Komnanos'da Gürcülerle ittifak yaparak Osmanlılara her yıl ödemekte olduğu 3000 altın vergiyi ödemekten vazgeçti. Karaman Beyi ile Osmanlılar aleyhinde anlaşmaya çalıştı. 1460 yılında Roma'yı ziyaret etti. Avrupalıları Osmanlılar üzerine savaşa teşvik ederek bu yolla kurtulmayı denedi. Kalelerini Ceneviz topları ile tahkim etti. 20 bin kişilik asker topladı ve 30 gemiyi savaşa hazırlayıp donattı.
Fatih Sultan Mehmet Trabzon'u almaya karar verdiğinde, başında bulunduğu Osmanlı ordusunu karadan sevk etmiş ve 300 parçadan oluşan donanmasını da Gelibolu Sancak Beyi Kasım Bey komutasında denizden yollanmıştı. Fatih, Trabzon'dan önce yolu üzerinde bulunan Amasra, Kastamonu ve Sinop'u zapt etti; Uzun Hasan'a ait Koyul-Hisar kalesini aldı. Uzun Hasan, annesi Sare Hatun'u Fatih'e elçi göndererek Trabzon Devletine yardımcı olmayacağını bildirdi. Fatih, Sare Hatun'u yanında rehin

  45

  tutarak kuzeye yöneldi. Ordusunun başında Bulgar Dağlarını aştı. Sarp ve ormanlık bir bölgeden geçerek Trabzon önlerine geldi. Donanmada da bir ay önce Trabzon'a gelmişti. Bu durum karşısında Trabzon İmparatoru Davit Komnanos anlaşma aradı. Kendisine aman verilerek 1500 gençle birlikte İstanbul'a oradan da Edirne'ye gönderildi. Ailesine 300 bin akçe gelir tahsis edildi. Bazı faaliyetlerinin tespit edilmesi üzerine ailesi ile birlikte öldürül-dü. Bir oğlunun Müslümanlığı seçtiği için öldürülmediği söylenmektedir. İmparatorla birlikte Trabzon'dan 500 aile İstanbul'un Fener semtine, yine Lezgi(Laz) denilen bazı aileler de İstanbul'un Beyazıt semtine yerleştirildi. İmparatorla giden veya daha sonra gönderilenler arasında çok sayıda zengin toprak sahipleri, beyler ve yetkili kişiler vardı.
Fatih Sultan Mehmet, Trabzon'un yönetimini Gelibolu Sancak Beyi Kasım Beye bırakarak emrine 400 seçkin asker verdi. Kendisi de bir kaç gün Trabzon'da kaldıktan sonra deniz yolu ile İstanbul'a döndü.
Bazı çağdaş tarihçiler, Trabzon'un fethinin 15 Ağustos 1461 günü ger-çekleştiğini iddia ediyorlarsa da Trabzonlular, Trabzon'un fethini 25 Ekim günü kutluyorlar. Gerçekte Trabzon'un fethinin ayı ve günü bilinmiyor.

  

   2.RİZE'NİN FETHİ

  

  

 


46
Önceki                  Sonraki