I  II  III  IV  V  VI  VII  VIII  IX  X  XI  XII  1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  51  52  53  54  55  56  57  58  59  60  61  62  63  64  65  66  67  68  69  70  71  72  73  74  75  76  77  78  79  80  81  82  83  84  85  86  87  88  89  90  91  92  93  94  95  96  97  98  99  100  101  102  103  104  105  106  107  108  109  110  111  112  113  114  115  116  117  118  119  120  121  122  123  124  125  126  127  128  129  130  131  132  133  134  135  136  137  138  139  140  141  142  143  144  145  146  147  148  149  150  151  152  153  154  155  156  157  158  159  160  161  162  163  164  165  166  167  168  169  170  171  172  173  174  175  176  177  178  179  180  181  182  183  184  185  186  187  188  189  190  191  192  193  194  195  196  197  198  199  200  201  202  203  204  205  206  207  208  209  210  211  212  213  214  215  216  217  218  219  220  221  222  223  224  225  226  227  228  229  230  231  232  233  234  235  236  237  238  239  240  241  242  243  244  245  246  247  248  249  250  251  252  253  254  255  256  257  258  259  260  261  262  263  264  265  266  267  268  269  270  271  272  273  274  275  276  277  278  279  280  281  282  283  284  285  286  287  288  289  290  291  292  293  294  295  296  297  298  299 



   Trabzon Devleti, Bizans İmparatorluğunun mirası olan idari teşkilat-lanmayı Herakliyus döneminde( 610-641) themalar sistemi kurulmuştu. Themaların başında bir vali bulunuyor ve valiler de imparatorluğa bağlı olarak vilayetlerini imparatorlarının yetkilerini kullanarak yönetiyordu. İmparator Theophilos (829-842) Rize, Trabzon ve Gümüşhane’yi içine alan yeni bir teşkilatlanmaya gitmişti.Bu dönemde Themalar thurmalara, thurmalar kaymakamlıklara, Kaymakamlıklar “bando” denilen küçük arazi birliklerine ayrılmıştı. Trabzon civarında bulunan ve trabzon’un fethine kadar varlığını sürdüren bandolar şunlardı: Harşit vadisi, Akçaabad çevresi, Trabzon, Maçka, Yomra, Sürmene ve Rize.(42)

   Trabzon Devleti döneminde Nefs-i Rize denilen Rize kasabası, oldukça görkemli bir kalesi, büyük bir kilisesi, mal-mülk sahibi zenginleri olan bir yerdi. O zamanki Rize kasabası kale, ziraat bahçesi, Piri çelebi ve Eminettin mahallelerinden oluşan küçük bir yerleşim yeriydi. Çay Enstitüsünün olduğu yerde büyük bir kilise vardı. 195 hanelik kasaba da bu kilise ve kalenin etrafında yer almıştı.

   1486 tarihli Trabzon sancağı Tupu Tahrir defterine göre; Rize merkezinde 195 hane, Ayas Randos isimli bir manastır, ikisi vakıf yedi değirmen, bir cevizlik ve bir bağlık bulunuyordu. Bu bağlıkta üretilen şıraların 26 saburu(43) Trabzon Tekfurunun, 16 saburu MedharKoroned adlı bir şahsın, 4 saburu da Aya Fukos manastırınındı. Medhar Koroned adlı zengin ve itibarlı kişi, Trabzon Sancağının ilk valisi Kasım Bey tarafından tarafından Rumeline sürülenler arasında yer alıyordu. Aya Fukos manastırı da Trabzon yakınlarında bir yerde idi(.44)

   Rize sahil kesiminde yaşayan Hristiyanlar Ortodoks mezhebinde idiler. Dağlık kesimlerde de Gregoryan mezhebine mensup bir miktar ahali bulunuyordu. Rize ili hudutları dahilinde 30’dan fazla kilise vardı. Bunlardan yalnız ikisi Lozan Antlaşmasına kadar varlığını sürdürebilmişti.

   1204 yılında kurulan Trabzon Rum Devleti ( İmparatorluğu da denir), başlangıçta Gürcü Krallığının himayesi ve desteğini görmüş ve daha sonraki devirlerde de Anadolu topraklarında siyasi birliğin sağlanamamasından istifade ederek , 257 sene gibi uzunca bir dönem tarih sahnesinde kalabilmişti. Trabzon devletinin önemli müdafilerinden biri de hiç şüphesiz zor geçit veren Karadeniz dağları olmuştu. Trabzonlu yöneticilerin gerek hısımlıklar kurarak, gerek ticari imtiyazlar vererek ve gerekse de vergi ödiyerek kurdukları ittifaklar, ve güttükleri akıllı siyaset uzun süre ayakta kalabilmelerini sağlamıştı.

  

   3-VENEDİKLİ – CENEVİZLİ TÜCCARLAR VE DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ

  

  

  42 -Mehmet Bilgin. Sürmene Tarihi 38

  43 -Sabur bir sıvı ölçeği idi. Bir sabur şıra, Osmanlı değer ölçülerine göre 20 akçe ediyordu.

  44 -Rize merkezi için harita 4’e bakılabilir. 39

 


39
Önceki                  Sonraki