1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  51  52  53  54  55  56  57  58  59  60  61  62  63  64  65  66  67  68  69  70  71  72  73  74  75  76  77  78  79  80  81  82  83  84  85  86  87  88  89  90  91  92  93  94  95  96  97  98  99  100  101  102  103  104  105  106  107  108  109  110  111  112  113  114  115  116  117  118  119  120  121  122  123  124  125  126  127  128  129  130  131  132 



  

  

  Orhan Naci AK

  

  2-TRABZON’UN FETHİ VE FETİHTEN SONRAKİ DURUM

  a)Trabzon’un Fethi:

  Trabzon 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet’in başında bulunduğu Osmanlı orduları tarafından fethedildiğinde Trabzon Devletinin sahip olduğu bütün topraklar, Osmanlıların eline geçmiş ve halk da bu yeni devlete itaat etmiştir. Trabzon’un fethinden sonra Of’un Rize’nin veya Atina’nın fethi diye bir şey söz konusu değildir. Arhavi ve Kise Kalesi, Hopa kasabası dahil bütün bu bölge, Osmanlılara tabi olmuştur. Rize’nin Cefar Paşa tarafından fethedildiği şeklindeki iddia -Bazı kaynaklar böyle yazıyor – tamamen yanlıştır. Fatihin ordusunda ve Fatih zamanında bir Cafer Paşa olmadığı gibi anılan yerlerin fethi için de bir savaş verilmemiştir.

  Trabzon’un fethiyle birlikte bölgenin tümüyle Osmanlı yönetimine girdiğini ve her yerde olduğu gibi bu bölgenin de Osmanlı taşra yönetimi esaslarına göre ve timar sistemi esas alınarak şekillendiğini biliyoruz. Osmanlı taşra yönetimi esaslarına göre Osmanlı toprakları eyaletlere, eyaletler sancaklara ve sancaklar da kazalara ayrılıyordu. Kazalar mahalle ve karye yerleşim birimlerinden meydana geliyordu ki karye ve mahalleler hatta nahiye tabir edilen yerlerde ayrı bir yönetim biçimi bulunmuyordu. O dönemde nahiye tabiri coğrafi bölge veya mintaka anlamında kullanılan bir sözcüktü.

   Rize’den bahseden bazı yayınlar, Rize’nin eskiden bir nahiye olduğunu ve bir nahiye olarak Trabzon’a bağlı bulunduğunu söylüyorlar. Bu yanlış bir ifadedir. Bu yanlışlık

  

  

 


13
Önceki                  Sonraki