1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  51  52  53  54  55  56  57  58  59  60  61  62  63  64  65  66  67  68  69  70  71  72  73  74  75  76  77  78  79  80  81  82  83  84  85  86  87  88  89  90  91  92  93  94  95  96  97  98  99  100  101  102  103 



  uygulama için değişikliğe gidecek bir deneme imkânı da olmamıştır. Aslında Peygamberimiz(s.a.s)in sadakasını aldığı mallar itibariyle onların yüzdelerinde bir değişikliğe gitmenin bir gereği de yoktur. Eğer bir değişiklik olacaksa bu yeni gelir kaynaklarında ve zenginliklerde düşünülmelidir.

   Peygamberimiz(s.a.s)in bazı alanlarda yaptığı düzenlemeler onun içtihatla hükümler vazettiğini düşündürmektedir. Şöyle ki:

  Peygamberimiz(s.a.s)yağmur suyu ile sulanan mahsulden onda bir, diğerlerinden yirmi de bir zekât?sadaka almıştır. Toprağın verimi ve harcanan emeğin yoğunluğuna göre Peygamberimiz(s.a.s)in koyduğu bu yüzdeler, bunun her durumda tatbik edilebileceğini gösterir. Madenlerin yer altından zor veya kolay çıkarılması, nakliye zorluğu ve diğer giderler her durumda hesaba katılabilir demektir.

  Hz Ömer ve Hz Osman’ın devlet gelirleri ve harcamalarıyla ilgili bazı farklı uygulamaları da onların bu meselede içtihat ettiklerini gösterir.

  Gerçekte tarih boyunca zenginliklerin çeşitliliği çoğalmış, zenginlikler de çok çeşitli şartlara tabi olmuştur. O halde sadaka alacağımız ürünlerin ve zenginliklerin sayısı değişebileceği gibi bunlardan alınacak yüzdeler de değişebilir.

  Bu esnekliği zekât/sadakalar sahasında kabul etmediğimiz içindir ki, zekât/sadakalar müessesesi zamana ayak uyduramamış ve tarihinde görüldüğü gibi devlet ve toplum hayatına yön veren bir müessese olmak şöyle dursun devletin görevleri arasından tamamen çıkmıştır.

  

  

  

  

  89

  

 


89
Önceki                  Sonraki