1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  51  52  53  54  55  56  57  58  59  60  61  62  63  64  65  66  67  68  69  70  71 



  bir kadındı. Kocasının bu davranışını asla hak etmemişti.

  Kaptan, karısına karşı yaptığı kötülükle hem-şehrileri gözünde büyük bir kusur işlemişti. Yakınları onu lanetliyor, annesi ona beddua ediyordu. Dostları arasında itibar kaybetmişti. Konuşulacak ve selam verilecek adam değildi.

  Niyazi, hemşehrilerinin kahvesine de uğramıyordu. Zaten uğrasa da ona ilgi ve yakınlık gösterecek kimseyi bulamazdı.

  Fadime, kocasından boşanmak istemiyordu. Aldığı nafaka kendine yetecek miktarda değildi. Kaynanasını alarak köyüne döndü. Kocasının evini açtı, yerleşti. Aldığı nafaka ve araziden kazandıklarıyla geçinmeye çalışıyordu. Avukatı işleri takip ediyor, kardeşi de boşanma davası hakkında ona mektupla bilgi gönderiyordu.

  Aradan yıllar geçti.

  Bir gün Niyazı Kaptan, kayını İsmail’le görüşmek istedi, ondan ablasını boşanma konusunda ikna etmesini isteyecekti. Gemide bir araya geldiler. Aralarında kavga çıktı, itiş kakış oldu. Bu sırada Niyazi Kaptan merdivenden düşerek yaralandı.

  Niyazi Kaptan hastanede yattı. Merdivenden düşerek yaralanması sonucunda bacakları tutmuyordu. İsmail de eniştesinin yaralanması ve sakat kalmasına sebep olduğu için hapse atıldı. Kaptan, kayınından şikâyetçiydi.

       Doktorlar Niyazi Kaptan’ın iyileşme ümidi olmadığını söylediler. Beraber yaşadığı kadın onu evine götürdüyse de ölünceye kadar bir kötürüme hizmet ede

  

  28

  

 


28
Önceki                  Sonraki