1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  51  52  53  54  55  56  57  58  59  60  61  62  63  64  65  66  67  68  69  70  71  72  73  74  75  76  77  78  79  80  81  82  83  84  85  86  87  88  89  90  91  92  93  94  95  96  97  98  99  100  101  102  103 



  

  

   KUR’AN-I KERİMDE MALİ İBADETLE İLGİLİ TERİMLER

  

  Malî ibadet ile ilgili olarak Kur’an’da başlıca üç ayrı terim bulunmaktadır: Bunlardan biri infak, biri zekât ve bir diğeri ise sadaka’dır. Kitapta ve sünnette zekât teriminin kullanıldığı yerlerde bu terimle kastedilen malî yardım, gönüllü olarak yapılması emredilen yardımlardır. Buradaki gönüllü olmaktan maksat devletin zorla aldığı bir vergi olmaması, yerine getirilmediği takdirde dünyevi bir müeyyidesinin bulunmamasıdır. Namaz ve oruç gibi emredilmiş bir ibadet olmasına rağmen uygulanmasının kişilerin vicdanlarına bırakılmasıdır. Diğer yanda zekât nisap miktarı aranmaksızın zengin fakir herkesin gücüne göre yapması gereken iyiliklerdir. İnfak da aşağı yukarı bu anlamda kullanılmıştır. ‘Sadaka’ tabirine gelince bunun Kuran’da iki ayrı anlamı olduğunu görüyoruz. a)Birinci olarak sadaka, Kur’an’ın bazı ayetlerinde, bilhassa Mekke dönemi ve Medine döneminin 8. yılına kadar inen sürelerde geçen sadaka tabiri, gönüllü olarak yapılan mali iyilik anlamına gelmektedir. Bunun fıkıh literatüründeki adı nafile sadakadır. 2/196, 264, 271. 280, 4/114, 33/35, 57/18 ayetlerinde yer alan sadaka tabiri bu anlama gelir. b) İkinci anlamı ise malca ve servetçe zenginliği olan kimselerden alınan bir vergi yani devlet hissesi anlamında. Zengin olanlardan devletin aldığı bu hisse, 9/60 ayetinde gösterilen yerler için kullanılır. Buna vacip olan sadaka denir. Tövbe süresindeki sadaka tabirleri bu vacip olan sadaka ile ilgilidir. Bu anlamdaki sadakanın zekâttan farkı, nisap miktarına malik

  

  8

  

 


8
Önceki                  Sonraki